İsrail bağlantılı şirketlerin farklı ülkelerdeki seçim süreçlerine ve siyasi tartışmalara müdahale ettiği yönündeki iddialar yeniden gündeme geldi. Fransa’da kamu yayıncısının izleyicilere ait siyasi eğilim verilerini İsrailli bir şirkete aktarmayı değerlendirdiğine ilişkin haberler ve yerel seçimlerde dezenformasyon yapıldığı iddiaları, yabancı müdahale ve veri güvenliği konularındaki endişeleri artırdı.
Fransız çevrim içi haber sitesi Mediapart, 2027’de yapılması planlanan cumhurbaşkanı seçimleri öncesinde kamu yayıncısı France Télévisions’ın (France TV), izleyicilerin siyasi yönelimlerine ilişkin hassas verileri İsrailli e-ticaret şirketi Terrific’e sağlamayı değerlendirdiğini yazdı.
FRANSA’DAKİ MÜDAHALE İDDİALARI
Habere göre France TV Haber Direktörü Philippe Corbe’nin, seçim dönemlerinde adayların katıldığı siyasi programları izleyicilerle etkileşimli hale getirme önerisi üzerine, siyasi eğilimlere ilişkin verilerin toplanmasını sağlayacak dijital bir araç geliştirilmesi gündeme geldi.
Kanal yönetiminin, çalışanların veri güvenliği ve dış müdahale risklerine ilişkin kaygılarına rağmen projeyi Terrific’e vermeyi değerlendirdiği, konunun basına yansıyacağı öğrenilince bu seçenekten vazgeçtiği belirtildi. Fransız solundan siyasetçiler ve milletvekilleri, sosyal medya üzerinden tepki göstererek kamu yayıncısından açıklama istedi.
İsrail bağlantılı şirketlerin Fransa’daki seçim süreçlerine müdahale ettiği iddiaları, yerel seçimler öncesinde de gündeme taşındı. İsrailli BlackCore şirketinin, Filistin’e desteği seçim kampanyalarının önemli başlıklarından biri haline getiren Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisinin belediye başkan adaylarını hedef alan dezenformasyon faaliyetleri yürüttüğü öne sürüldü.
Fransız hükümetinin, mart ayında düzenlenen yerel seçimlere müdahale şüphesiyle BlackCore hakkında yasal süreç başlattığı bildirildi.
Fransa’da yaşanan gelişmeler, İsrail bağlantılı şirketlerin farklı ülkelerdeki siyasi süreçlerle ilişkilendirildiği daha geniş bir tartışmanın parçası olarak değerlendiriliyor. Uluslararası araştırmalarda, sahte hesaplarla kamuoyu algısını şekillendirme girişimlerinden siyasetçileri hedef alan casus yazılım faaliyetlerine kadar çeşitli yöntemler ele alınıyor.
ABD’DE YAPAY ZEKA DESTEKLİ DİJİTAL KAMPANYA
İsrail bağlantılı dijital etki faaliyetlerine ilişkin örneklerden biri, ABD’de siyasetçileri hedef alan çevrim içi kampanya oldu.
The New York Times’ın Haziran 2024’te yayımladığı araştırmaya göre, İsrail Diaspora İşleri Bakanlığı, ABD’de İsrail lehine kamuoyu oluşturmak amacıyla Tel Aviv merkezli siyasi pazarlama şirketi STOIC ile çalıştı. Yaklaşık 2 milyon dolarlık bütçeyle yürütüldüğü belirtilen kampanyada yapay zeka tarafından üretilen içerikler, sahte sosyal medya hesapları ve internet siteleri kullanıldı.
OpenAI ve Meta tarafından yayımlanan tehdit istihbaratı raporlarında da İsrail kaynaklı bir etki ağına ilişkin bulgular yer aldı. Meta, STOIC ile bağlantılı ağı, sahte ve ele geçirilmiş hesaplar kullanması nedeniyle platformundan kaldırdığını açıkladı.
Araştırmalarda, kampanyanın özellikle ABD’deki siyahi Demokrat Kongre üyelerini hedef aldığı ve İsrail’e yönelik toplumsal desteğin geniş olduğu izlenimini oluşturmaya çalıştığı belirtildi.
“TEAM JORGE” VE 33 SEÇİM KAMPANYASI İDDİASI
İsrail bağlantılı özel şirketlerin siyasi süreçlere müdahalesine ilişkin bir diğer örnek, eski İsrail askeri personeli Tal Hanan tarafından yönetildiği belirtilen “Team Jorge” adlı yapı oldu.
Araştırmaya göre ekip, AIMS adlı yazılım aracılığıyla çok sayıda sahte sosyal medya profilini yöneterek çevrim içi tartışmaları etkilemeyi, siyasi rakipler hakkında yanıltıcı içerikler yaymayı ve hedeflerin iletişim hesaplarına erişmeyi teklif etti.
Gazeteciler, grubun bazı siyasi aktörlerin Telegram ve Gmail hesaplarına yetkisiz erişim sağladığına ve sahte hesap ağlarını kullanabildiğine ilişkin bulgular elde etti. OCCRP de yapının Kenya’da 2022’de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahale etmiş göründüğünü bildirdi.
İNGİLTERE’DE SİYASETÇİLERİ HEDEF ALAN İDDİALAR
İsrail bağlantılı siyasi nüfuz tartışmaları daha önce İngiltere’de de gündeme geldi.
Al Jazeera Araştırmacı Gazetecilik Birimi’nin Ocak 2017’de yayımladığı gizli çekimlerde, İsrail’in Londra Büyükelçiliğinde görev yapan siyasi yetkili Shai Masot’un, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim politikalarını eleştiren bazı İngiliz siyasetçileri siyasi açıdan zor durumda bırakmaya yönelik ifadeleri yer aldı. Görüntülerde, dönemin İngiltere Dışişleri Bakan Yardımcısı Alan Duncan’ı hedef alan konuşmalar da bulunuyordu.
Görüntülerin yayımlanmasının ardından İngiliz siyasetçiler olayın araştırılmasını istedi. İsrail’in Londra Büyükelçiliği, Masot’un görev süresinin yakında sona ereceğini bildirdi. Dönemin Büyükelçisi Mark Regev ise söz konusu açıklamaları kabul edilemez bulduğunu belirterek Duncan’dan özür diledi. Masot daha sonra görevinden ayrıldı.
Fransa’nın dijital müdahaleleri izlemekle görevli kurumu VIGINUM’un raporunda da BlackCore’un yüzlerce koordineli bot hesabı aracılığıyla İskoçya yönetimini ve Bölgesel Başbakan John Swinney’yi hedef aldığı iddiasına yer verildi.
Rapora göre söz konusu faaliyetlerin, İskoç yönetiminin Gazze’deki askeri operasyonlara yönelik eleştirilerini ve İsrail ordusuna teçhizat sağlayan şirketlere verilen destekleri askıya alma politikasını kamuoyu baskısıyla zayıflatmayı amaçladığı değerlendirildi.
İskoçya yönetimi olayı demokrasiye yönelik açık bir tehdit olarak nitelendirerek soruşturma çağrısı yaptı. Birleşik Krallık Kabine Ofisi ise diplomatik ilişkilerin korunması gerekçesiyle ilgili istihbarat dosyalarını açıklamayı reddetti.
ORTA ASYA’DA CASUS YAZILIMLAR GÜNDEMDE
Dijital manipülasyon iddialarının yanı sıra İsrail bağlantılı şirketlerle ilişkilendirilen casus yazılımlar da siyasi alan ve seçim güvenliği açısından tartışılıyor. Intellexa bünyesindeki Predator ile NSO Group tarafından geliştirilen Pegasus, bu kapsamda öne çıkan yazılımlar arasında yer alıyor.
Uluslararası Af Örgütü, Citizen Lab ve Google Tehdit İstihbaratı Grubu’nun (GTIG) verilerine göre, eski İsrail askeri istihbarat personeliyle ilişkilendirilen Intellexa’nın Predator yazılımı, Orta Asya ülkeleri de dahil olmak üzere çeşitli bölgelerde gözetim amacıyla kullanıldı.
Araştırmalarda, yazılımın Android ve iOS işletim sistemlerine güvenlik açıkları, sahte reklam ağları ve WhatsApp üzerinden gönderilen bağlantılar aracılığıyla sızabildiği belirtildi. Yazılımın cihazlara erişim sağlayarak mikrofon, kamera, konum bilgileri ve şifreli mesajlaşma verileri dahil hassas bilgilere ulaşabildiği kaydedildi.
Google, Intellexa müşterilerinin hedef aldığı bazı Orta Asya ülkelerinde yüzlerce muhalif, gazeteci ve insan hakları savunucusuna devlet destekli siber saldırı konusunda doğrudan uyarı gönderildiğini açıkladı.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)